KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2020/19518 E., 2021/9358 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Gerekçeli karar başlığı altında suç tarihinin 11.09.2013 tarihinden yaklaşık 2-3 ay kadar önce belli olmayan zaman dilimi olduğu yerine 29.05.2013 tarihi yazılması, 2-a-Suça konu aracın bulunduğu otoparka girip çıkan bisikletli, yüzü belli olmayan kişiden bahsedilmesi karşısında, bu kişinin eşgal bilgileri yönünden suça sürüklenen çocuk ... ve inceleme dışı vefat eden ...'ın temin edilecek resimleri ile benzeşip benzeşmediği, b-Suç tarihinde kullandıkları mobil telefon numaraları tespit edilip HTS içeriklerine göre suça sürüklenen çocuk ... ve vefat eden inceleme dışı ...'ın suç saat aralığında suç yeri civarında bulunup bulunmadığı,
c-Suça konu araçta elde edildiği ifade edilen parmak izinin suça sürüklenen çocuk ...’e ait olmadığı tespit edilmişse de, vefat eden inceleme dışı ...’ın geçmişte sabıkası olup olmadığı, karşılaştırılmaya müsait arşivlenmiş vücut izinin bulunup bulunmadığı tespiti ve mevcutsa araçta ve daha sonra bulunan çanta ve içindekilerden elde edilen vücut iziyle örtüşüp örtüşmediği yine daha sonra bulunan çanta ve içindekilerden elde edilen vücut izinin suça sürüklenen çocuk ... ile örtüşüp örtüşmediği araştırılıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuk ...’in eyleminin niteliğinin belirlenmesi,hırsızlık suçunu oluşturacağı düşünüldüğü takdirde bu suçtan
birleştirme talepli dava açılması sağlanıp yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiği halde eksik kovuşturma ile 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesi gereğince ceza tayini,
Kabul ve uygulamaya göre;
3-Suça sürüklenen çocuk hakkında çalıntı olan tabancayı satın alıp taşıması eyleminden 6136 sayılı yasaya aykırılık nedeniyle kamu davası açılıp ceza uygulaması yapılması karşısında, bu dosya istenip incelenmeden ve 5237 sayılı TCK’nın 44. maddesi uygulaması ihtimali tartışılmadan, eksik kovuşturma ile suça sürüklenen çocuğun hukuki durumu değerlendirilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/11/2018 tarihli, 2016/6-986 Esas ve 2018/554 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan, aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
5-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesi ile hüküm kurulurken 6 ay hapis ve 5 gün adli para cezası şeklinde ceza belirlendikten sonra 5 gün adli para cezasından, 5237 sayılı TCK’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılırken 3 gün yerine 2 gün adli para cezası tayini aynı Yasa’nın 62. maddesi gereğince indirim yapılırken 2 gün yerine 1 gün adli para cezası tayin edilmesi ve sonuç olarak 40 TL yerine 20 TL adli para cezası tespit edilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
6-Hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nun 165. maddesinde tanımı yapılan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında.
5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik CMK'nun 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre, uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre, suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2020/19518, K. 2021/9358, 28 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama