KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2020/24848 E., 2022/5810 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2022
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hakkı olmayan yere tecavüz, mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2-Sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suç tarihine göre atılı hakkı olmayan yere tecavüz suçunun uzlaşma kapsamında olmayan mala zarar verme suçu ile birlikte gerçekleştirilmesi nedeniyle, CMK 253/3. maddesine göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı, ancak hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile,
CMK’nın 253/3. maddesinde yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarılması dolayısıyla mala zarar verme suçunun da uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, CMK'nın 253/3. maddesi gereğince hakkı olmayan yere tecavüz suçu yönünden suç tarihi itibariyle yapılan uzlaşma teklifinin hukuki değeri olmadığı nazara alınarak, 6763 sayılı Kanunun 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca hakkı olmayan yere tecavüz suçuna ilişkin olarak usulünce uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2020/24848, K. 2022/5810, 28 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama