İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Ceza Dairesi

YARGITAY · 2. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/30087 K.2021/739

Nitelikli hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 168/1 ve 62. (ikişer kez) maddeleri gereğince iki kez 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının anılan Kanun'un 51/1. maddesi gereğince…

Esas2020/30087Karar2021/739Tarih25 Ocak 2021Okuma5 dk · 1.079 kelime

KÜNYE

2. Ceza Dairesi 2020/30087 E., 2021/739 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Ocak 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.079 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Nitelikli hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 168/1 ve 62. (ikişer kez) maddeleri gereğince iki kez 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının anılan Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine dair Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/03/2015 tarihli ve 2014/224 esas, 2015/135 sayılı kararının 12/05/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde 23/03/2016 tarihinde dolandırıcılık suçunu işlediğinin ihbar edilmesi üzerine,

erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2018 tarihli ve 2014/224 esas, 2015/135 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen24/07/2020 gün ve 94660652-105-20-18700-2019 Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/09/2020 gün ve 2020/73153 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;

Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlâl suçundan da kamu davası açıldığı ancak, anılan suç nedeniyle olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği, mahkemesince bu hususta zamanaşımı süresince her zaman bir karar verilmesi mümkün olduğu gözetilerek yapılan incelemede;

Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/03/2015 tarihli ve 2014/224 esas, 2015/135 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

Sanık hakkında nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlâl iddiasıyla 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 116/1 ve 119/1-c maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı hâlde, konut dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden hüküm kurulmayıp iki kez 142/1-b maddesi gereğince nitelikli hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verilmesinde,

Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2018 tarihli ve 2014/224 esas, 2015/135 sayılı ek kararı yönünden yapılan incelemede;

Dosya kapsamına göre, sanık ...'ın müdafisinin 03/02/2015 tarihli dilekçesi ile müdafiilik görevinden çekildiğini beyan etmesi üzerine aynı tarihli 3. oturumda anılan dilekçenin sanığa tebliğine karar verildiği ve çekilme dilekçesinin 13/02/2015 tarihinde sanığın doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildikten sonra,

25/03/2015 tarihli 4. celsede verilen kararın sanığa tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, 7201 sayılı Kanun'un 10/2. maddesinin, “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında,

öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,

merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, tebligat kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında müdafiilikten çekilme dilekçesinin sanığa usulü ile tebliğ yapılmadığı, sanığın vekilinin çelildiğinden haberdar olduğuna yönelik dosyada herhangi bir belge ve bilgiye de rastlanılmadığı,

dolayısıyla 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 41. maddesinde yer alan “Belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi, durumu müvekkiline tebliğinden itibaren onbeş gün süre ile devam eder” şeklindeki düzenleme uyarınca müdafiinin görevinin halen devam ettiği, yine anılan Kanun’un “Vekile ve kanuni mümessile tebligat” başlıklı 11. maddesinde yer alan "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.” şeklindeki emredici düzenleme gereğince de, sanığın ve müdafiinin yokluğunda verilen kararın müdafiiye tebliğ edilmesi gerekirken sanığın mernis adresine tebliğ yapıldığı,

bu durumda ise anılan kararın henüz kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlendiği gerekçesiyle aynen infaz kararı verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Sanık ... hakkında, yokluğunda verilen Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/03/2015 tarihli ve 2014/224 Esas - 2015/135 Karar sayılı erteli hapis cezalarına ilişkin mahkumiyet hükmü, temyiz edilmediğinden bahisle 12.05.2015 tarihinde kesinleştirilmiş ve sonrasında denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediği ihbarı üzerine yeniden ele alınan dosyada Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2018 tarihli ve 2014/224 Esas – 2015/135 Karar sayılı ek kararı ile erteli hapis cezalarının aynen infazına karar verilmiş ise de;

dosya kapsamına göre, sanık ...’ın vekaletnameli avukatı olan Av. Oktay Onat Subaşı’nın, 03/02/2015 tarihli müdafilik görevinden çekildiğine ilişkin dilekçesini dosyaya sunması üzerine 03/02/2015 tarihli celsede müdafilikten çekilme dilekçesinin sanığa tebliğine karar verildiği ve anılan dilekçenin 13/02/2015 tarihinde sanığın doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesinden sonra, 25/03/2015 tarihli kararın da sanığa tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmakla.

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,

Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek bu adrese tebliğ yapılması gerekirken, müdafilikten çekilme dilekçesinin doğrudan sanığın MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince yapıldığı, yapılan tebligat işleminin usule uygun olmadığı, sanığın, müdafiinin çekildiğinden haberdar olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belgeye de rastlanılmadığı,

dolayısıyla 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 41. maddesinde yer alan “Belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi, durumu müvekkiline tebliğinden itibaren onbeş gün süre ile devam eder” şeklindeki düzenleme uyarınca sanık müdafiinin görevinin halen devam ettiği ve buna göre de 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca vekille takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden verilen kararın sanık müdafiine tebliği yerine sanığa tebliğ edilerek kesinleştirilmesi nedeniyle yapılan tebliğ işleminin ve dolayısıyla kesinleştirme işleminin usulsüz olduğu,

bu nedenle hükmün usulüne uygun kesinleşmediği ve sonraki tüm işlemlerin hukuken geçersiz olduğu belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, öncelikle Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/03/2015 tarihli ve 2014/224 Esas - 2015/135 Karar sayılı kararının usulüne uygun olarak sanık müdafiine tebliğ edilip,

SONUÇ / HÜKÜM

usulüne uygun biçimde kesinleştirilmesinden sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup (DENİZLİ) 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2015 tarihli ve 2014/224 Esas - 2015/135 Karar sayılı kararına ve (DENİZLİ) 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2018 tarihli ve 2014/224 Esas - 2015/135 Karar sayılı ek kararına yönelik kanun yararına bozma istemlerinin REDDİNE, 25/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2020/30087, K. 2021/739, 25 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2020/30087
Karar No
2021/739
Tarih
25 Ocak 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/30104 K.2021/25
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/30154 K.2021/136
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/30179 K.2021/1131
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/30190 K.2021/1226
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/30198 K.2021/404
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/30198 K.2021/447

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.