KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2021/13868 E., 2022/4566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2022
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar tarihinde cezaevinde bulunan ve SEGBİS aracılığı ile hazır edilen sanığın yüzüne karşı tefhim edilen 06/10/2020 tarihli hükmün yasa yolu bildiriminde, 5271 sayılı CMK’nın 263. maddesine göre sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi ve temyiz süresinin tefhimden itibaren işleyeceğinin belirtilmesi yerine tefhim veya tebliğden itibaren 7 gün içinde kararın temyiz edilebileceğinin yazılması suretiyle sanığın yanıltılması nedeniyle sanık tarafından yapılan 20/10/2020 tarihli temyiz başvurusunun süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I) Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik müşteki İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan şikayetçi İçişleri Bakanlığı vekilinin hükmü temyiz etme hakkı olmadığı anlaşılmakla şikayetçi vekilinin bu suça yönelik temyiz isteminin 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunu birden fazla kişiye karşı işlediği sabit olmasına rağmen hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III) Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik sanık ile müşteki İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca kamu malına zarar verme suçu yönünden hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen müşteki İçişleri Bakanlığı vekilinin 31/05/2019 tarihli katılma talebini içeren dilekçesi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi 5271 sayılı CMK'nın 234 ve 238/2. maddelerine aykırı ise de, müşteki İçişleri Bakanlığı vekilinin kamu malına zarar verme suçu yönünden aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
İçişleri Bakanlığı vekilinin 31/05/2019 tarihli katılma talebini içeren dilekçesi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi ve kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/13868, K. 2022/4566, 15 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama