KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2021/18961 E., 2024/10214 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Hükümler
- İstinaf başvurularının esastan reddi
- Temyiz edenler
- Sanıklar müdafileri
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin '”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise. “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin kamera kayıtlarında kişilerin yüzlerinin gözükmemesi ve kaydın siyah beyaz olması nedeniyle hükme esas teşkil edemeyeceğine, yapılan parmak izi araştırmasının da hükme esas alınamayacağına, müvekkilinin herhangi bir zamanda bayiiye giderek televizyonu satın alma gayesi ile incelemiş ve bu sebeple televizyon üzerinde parmak izi oluşmuş olabileceğine, araç içerisinde yapılan arama hukuka uygun olmadığından,
elde edilen deliller de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, hükme esas alınamayacağına, dosyada sanığın mahkûmiyetine yarar, şüpheden uzak, kesin delil bulunmadığına; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında cezalandırılmaya yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, müvekkili sanığın, tek kusurunun diğer sanıklarla birlikte aynı araçta uyuması olduğuna, olay yerinden elde edilen kamera kayıtlarının, uzmanlar tarafından incelendiğine, yargılanan diğer sanıkları benzettiklerine ancak sanık ... ile benzerlik göstermediğinin açıkça belirtildiğine,
yapılan parmak izi ve biyolojik araştırmalarda da sanık ile eşleşen bir delil bulunamadığına, müvekkilinin suçsuz olduğuna, mahkemenin kanaatinin soyut yorumlara ve varsayımlara dayandırıldığına; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin müvekkili açısından bahse konu hırsızlık suçunun unsurlarının oluşmadığına, müvekkilinin dosyada bulunan tüm savunmalarında çelişkiye mahal vermeden bahse konu suç eylemiyle herhangi bir ilişiğinin olmadığını aşamalarda dile getirdiğine,
yerel mahkemece bu husus göz önünde bulundurulmadan müvekkilinin tamamen giymiş olduğu eşofmanla kamera kayıtlarında görünen şahıs üzerindeki eşofmanın benzer olması gerekçesiyle suçun faillerinden biri olarak nitelendirilmesinin ceza hukuku ilkeleriyle bağdaşır bir durum olmadığına, müvekkilinin bahse konu suçu işlediğine dair dosyada şüpheden uzak ve somut hiç bir delil bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıkların maske takmak suretiyle yüzlerini gizleyerek hırsızlık suçunu gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında, sanıkların eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-f-h maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinin uygulanması sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/18961, K. 2024/10214, 25 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama