KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2021/19048 E., 2025/3385 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/1231 E., 2018/1786 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, mala zarar verme
- Suç tarihleri
- 22.09.2016, 24.09.2016, 02.10.2016, 16.10.2016
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının kısmen kaldırılarak düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama, bozma
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma
I-Şikâyetçiler ..., ... ile katılanlar ... ve ...'ya yönelik hırsızlık; şikâyetçiler ..., ..., ... ile katılanlar ... ve ...'e yönelik mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları" nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların 5271 sayılı Kanun'un 296/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II-Katılan ... ile şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın 24 günlük bir zaman diliminde işlediği suçlardan dolayı sanık hakkında verilen cezaların suçun niteliğine ve işlenme biçimine göre fazla olduğuna, hırsızlığa konu malların değerinin az olması nedeniyle işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı bir ceza verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
A-) Katılan ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B-) Şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazı yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın kollukta müdafii huzurunda alınan ifadesinde hırsızlık eylemini gece saatlerinde işlediğini söylediği, ancak suç saatine ilişkin herhangi bir açıklamada bulunmadığının anlaşılması karşısında; aşamalarda suçunu kabul eden sanıktan suç saatinin tereddüde yer vermeyecek şekilde sorularak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Şikâyetçinin ve sanığın müdafii huzurunda kollukta alınan ifadelerine göre, olay günü şikâyetçinin işletme müdürü olduğu işyerine ait iki ayrı araçtan şirkete ait bel çantalarının çalındığı, çantaların birinde 50-60 TL bozuk para olduğu, bu bozuk paraların alındığı, çantaların ise araçların yakınına atıldığı; şikâyetçinin kovuşturmada alınan beyanına göre de, araçlardan sadece birinde içinde 50-60 TL bozuk para bulunan çantanın olduğu, diğer aracın ise boş olduğunun anlaşılması karşısında; çalınan eşyalar arasındaki çelişki giderilerek şikâyetçiden hırsızlığa konu çanta/çantaların suç tarihindeki değerinin de sorularak, çalınan 50-60 TL ile birlikte değerinin az olması hâlinde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanığın, şikâyetçinin işletme müdürü olarak görev yaptığı iş yerine ait ve olay günü iş yerinin hemen yan tarafında arkalı önlü park hâlinde bulunan aynı nitelikteki ve aynı zamanda üzerlerinde şirketin isminin de yazılı olduğu iki ayrı araçtan aynı anda hırsızlık yapması şeklindeki eyleminin, tek suç oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/19048, K. 2025/3385, 25 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama