KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2021/20497 E., 2024/3634 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/2969 E., 2018/3169 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER
Sanık ..., sanık ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'ın temyiz isteminin, tanıkların ifadelerinin hükme esas alınmadığına, hırsızlık suçundan başka dosyalarının olmasının delil olarak değerlendirildiğine, ancak diğer delillerin değerlendirilmediğine, hakkında müşterek fail olarak hüküm kurulduğuna ama suça ne şekilde iştirak ettiğinin açıklanmadığına;
sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise, davaya konu suçun yalnızca ... tarafından işlendiğine, birbirini olay öncesinde tanımayan sanıkların birlikte suç işleme kararı ile hareket ettiklerinin kabulünün hayatın olağan akışına uygun olmadığına, eksik inceleme ve yetersiz değerlendirme ile hüküm kurulduğuna, olayın aydınlatılması için dinlenmesi önem taşıyan tanığın dinlenmediğine, jandarma tutanağının delil değeri olmadığına, müvekkilinin tesisatçı olduğuna ve paraya ihtiyacı olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, iddianame ile sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-g ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafi atanması ve savunmalarının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/20497, K. 2024/3634, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama