KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2021/20545 E., 2024/21514 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/858 E., 2020/903 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Hükmün kaldırılarak yeni hüküm kurulması
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek Onama
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen şikâyetçi vekilinin 13.09.2019 tarihli talimat duruşmasında katılma talebinde bulunduğu ve bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca müştekinin davaya katılmasına karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise. “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanık lehine olan bilirkişi raporunun delil olarak değerlendirilmediğine, sanığın kastı olmadığına, Ayşe Canik isimli şahsın araştırılmadığına, bu husus ile ilgili bir dosyada müşteki sıfatında bulunduğuna, katılan vekilinin temyiz isteminin, katılan lehine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğine, indirim sebeplerinin hatalı olarak uygulandığına, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ise,
hırsızlık suçunda adli para cezasına ilişkin düzenleme olmadığı hâlde sanık hakkındaki cezanın yalnızca hapis cezası yerine ilgili maddede öngörülmeyen adlî para cezası üzerinden de infazına karar verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin 1. fıkrasının yollamasıyla tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen kendisini vekil ile temsil ettiren katılan yararına, mahkûm olan sanık aleyhine maktu vekâlet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasına;
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/20545, K. 2024/21514, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama