KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2021/20646 E., 2024/16688 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/2290 E., 2019/113 K.
- Suç
- Karşılıksız yararlanma
- Hüküm
- Mahkûmiyet kaldırılarak beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz talebinin suçun oluştuğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1)Sanığın enerjiyi direklemiş şekilde sayaçtan geçirmeden kaçak elektrik kullandığından bahisle hakkında kaçak elektrik tutanağı düzenlenen olayda, ev sahibi tanığın tutanak tarihinden önce 19.02.2014 tarihinde evi boşalttığını beyan ettiği olayda, sanığın bu tarihten sonra tutulan tutanakla ilgili olarak suçu işlemediğinden hakkında istinaf mahkemesince beraat kararı verilmişse de,
tahliye tarihi olan 19.02.2014 ila tutanak tarihi olan 25.03.2014 tarihleri arasında gerek ev sahibinden sorulmak gerekse kolluk araştırması yaptırılmak suretiyle bu tarihler arasında evin ve dolayısıyla elektriğin başka bir kişi tarafından kullanılıp kullanılmadığının açıkça tespit edilmesi gerektiği, araştırmanın sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik kovuşturmayla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2) Sanığın karşılıksız yararlanma kastı ile hareket ettiğinin kabulü hâlinde, sanık hakkında tutulan 25.12.2013, 10.09.2013, 16.11.2013 ve 21.12.2013 tarihli kaçak elektrik tutanakları ile ilgili olarak ayrı dava açılıp açılmadığının tespiti ile zincirleme suçun var olup olmadığının değerlendirilmesi, birbiri ile çelişen hükümler kurulmaması ile mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi bakımından, sanık hakkındaki kaçak kullanma tutanaklarının ve varsa ilgili olduğu dava dosyalarının incelenmesi, öncelikle birleştirme olanağı varsa dosyalar birleştirilerek, değilse onaylı örnekleri dosya içine konularak,
her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme tek bir suçu, her iddianameden sonraki eylemlerin ayrı bir suçu oluşturacağı gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanması koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmesi ve sanığın adlî sicil kaydı da incelenerek aynı şekilde zincirleme suç kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte mahkûmiyetlerinin bulunması hâlinde kesinleşen mahkûmiyetlerin, hükmedilecek cezadan mahsup edilmesi gerektiği,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/20646, K. 2024/16688, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama