KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2021/21091 E., 2024/17106 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Ek karar tarihi
- 15.01.2019
- Sayısı
- 2018/1750 E.,2018/2303 K.
- Şikâyetçi
- **** ****
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, temyiz isteminin reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma
I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen 15.01.2019 tarihli ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/1750 Esas, 2018/2303 Karar sayılı ek kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddeleri uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/1750 Esas, 2018/2303 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemine gelince;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, zamanaşımının dolduğuna, uyuşturucu etkisi altında iken yaptığına, suç işlemediğine, yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa atanan zorunlu müdafii huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, müdafii hazır edilmeden savunması alınıp yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/21091, K. 2024/17106, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama