KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2021/23541 E., 2024/251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/243 E., 2016/104 K.
- Katılanlar
- ..., ..., ...
- Suçtan zarar gören
- Sağlık Bakanlığı
- Suçlar
- Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
- Hükümler
- Mahkûmiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
- Temyiz edenler
- Sanık ... müdafii, suçtan zarar gören Bakanlık vekili
- Tebliğname görüşü
- İade, ret, onama, bozma
Karar Metni
762 kelime·4 dk okuma
I. Suçtan Zarar Gören Bakanlık Vekilinin Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizi mümkün olmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, suçtan zarar gören vekilinin dilekçesinin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline istem gibi İADESİNE,
II. Suçtan Zarar Gören Bakanlık Vekilinin Sanıklar ... ve ... Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Verilen Beraat Kararları ve Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından açılan davalarda suçtan doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan şikâyetçi Sağlık Bakanlığı vekilinin hükümleri temyiz etme hakkı olmadığından; şikâyetçi Sağlık Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
III. Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2015 tarihli, 2014/429 Esas, 2015/7 Karar sayılı ilâmıyla sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hükmedilen hapisten çevrili 1.000,00 TL adlî para cezasına dair mahkûmiyet hükmünün dosya içerisindeki adlî sicil kaydına göre kesinleşme tarihi 07.02.2015 olmakla birlikte UYAP’tan yapılan incelemede, söz konusu Mahkeme kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.04.2016 tarihli ve 2015/7918 Esas,
2016/6446 Karar sayılı ilâmıyla incelenerek onanmasına karar verildiği ve buna göre bahse konu ilâmın temyize konu suç tarihi itibarıyla kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında, anılan Mahkeme kararı nedeniyle sanığın mükerrir sayılamayacağı, sanığın suç tarihi itibarıyla da adlî sicil kaydında başkaca tekerrüre esas olabilecek bir mahkûmiyet kaydının bulunmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılmasına karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Verilen Kararlara İlişkin Suçtan Zarar Gören Bakanlık Vekili ve Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Kamu malına zarar verme suçu yönünden katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen suçtan zarar gören Sağlık Bakanlığının, duruşmadan usûlüne uygun haberdar edilmediği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan iade işlemi üzerine Bakanlık vekilinin 20.04.2021 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Kanun'un 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanıkların hukukî durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/23541, K. 2024/251, 10 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama