KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2021/9655 E., 2023/4042 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2023
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
...
MAHKEMESİ
Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
2016/283 E., 2016/394 K. ...
SUÇ
Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından, 6352 sayılı Kanun'un 84. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesine eklenen 5. fıkra uyarınca, zararın soruşturma tamamlanmadan önce tazmin edilmesi halinde kamu davası açılamayacağı, başka bir anlatımla zararın giderilmemesinin dava şartı olduğu dikkate alındığında, soruşturma aşamasında şüpheliye, belirlenen vergili ve cezasız zarar miktarını kamu davası açılmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde hakkında dava açılmayacağı da hatırlatılarak usulünce bildirimde bulunulup,
makul bir süre tanınması ve soruşturma aşamasında zararın tamamen tazmini halinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, tamamen tazmin edilmemesi halinde ise dava açılması gerekmektedir.
Ancak anılan şekilde soruşturma aşamasında kurum zararı bilirkişiye tespit ettirilmeden ve tespit ettirilse dahi usulünce bildirimde bulunulmadan sanık hakkında dava açılması halinde sanık kovuşturma aşamasında zararı tamamen giderirse, zarar soruşturma aşamasında giderilmiş gibi, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi,
ayrıca sanığın 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin 5. fıkrası hükmünden kaç kez yararlandığının denetimi açısından verilecek kararın 6352 sayılı Kanun'un 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydının sağlanması gerekir.
Somut olayda; soruşturma aşamasında sanığa usulüne uygun bildirimde bulunulmaması ve sanığın kovuşturma aşamasında 02.05.2016 tarihinde şikâyetçi kurumun tüm zararını ödediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 168/5 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenle Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2016/283 Esas, 2016/394 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/9655, K. 2023/4042, 5 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama