KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/10736 E., 2024/3306 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/188 E., 2021/394 K.
- Suça sürüklenen çocuk
- ...
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun mağdurun ikamet ettiği apartmana hırsızlık amacıyla girmesi şeklinde gerçekleşen eylemine uyan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1, 31/3. maddesinde tanımlanan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık zamanaşımı süresinin, ilk hükmün verildiği 06.10.2015 tarihi ile ikinci hükmün verildiği 27.09.2021 tarihleri arasında geçtiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince isteme aykırı olarak DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçu yönünden yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suça sürüklenen çocuğun bozma öncesi alınan savunmasında ve 08.01.2015 havale tarihli dilekçesinde dava konusu suçu abisi Serdal Kahraman'ın kendi kimlik bilgilerini kullanarak işlediğini, kendisinin suç ile ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, dosyanın tetkikinde suça sürüklenen çocuğun savcılık huzurunda alınan savunması altındaki imza ile 08.01.2015 havale tarihli dilekçesinde bulunan imzanın birbirinden farklı olduğu, aile nüfus kayıt örneğine göre suça sürüklenen çocuğun 1997 abisi Serdal'ın 1995 doğumlu olduğu yaşlarının birbirine yakın olduğu,
23.08.2014 tarihli tutanak içeriğinde suça sürüklenen çocuğun yakalandığında kimliğinin yanında olmadığı ve kendi beyanına göre isminin ... olduğunu bildirdiğinin tespit edildiği, kollukta tanık ...'ın suça sürüklenen çocuk olarak fiziken kendisine gösterilen şahsı teşhis ettiğinin anlaşılması karşısında, dava konusu eylemi gerçekleştiren şahsın, suça sürüklenen çocuk mu yoksa iddia ettiği gibi abisi Serdal Kahraman mı olup olmadığı hususunun şüpheye yer vermeyecek şekilde araştırılması, mümkünse tanık ile suça sürüklenen çocuğun yüzleştirilmesi,
mümkün değilse suça sürüklenen çocuğun teşhise elverişli yeteri kadar fotoğrafının temini ile tanığa olay günü gördüğü şahsın fotoğraflardaki suça sürüklenen çocuk olup olmadığının sorulması ve sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/10736, K. 2024/3306, 28 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama