KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/10741 E., 2025/7492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/205 E., 2020/3619 K.
- Suç
- Mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu (İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mala zarar verme suçundan beraat kararının verildiği, katılan vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf talepleri üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince duruşma açılması sonucu İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak,
sanık hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 152/2-a, 62. ve 52. maddeleri gereğince 4.160,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu), 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin " tanık ... ile sanık arasında husumet bulunduğuna, tanık ...’in beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, tanığın sanık tarafından katılanın deposuna yanıcı ya da yakıcı bir cisim fırlattığına dair beyanda bulunmadığına, tanık ...'in beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulmasının da hukuka aykırı olduğuna,
dosya kapsamında sanığın yakarak mala zarar verme suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine" ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin "olayın tek görgü tanığı olan tanık ... ve ailesi ile sanığın önceye dayalı husumetleri olduğuna, tanığın açıkça söz konusu yanan yeri sanığın yaktığına dair herhangi bir görgüsünün olmadığına, tanığın ifadelerinde sanığın elinde kova bulunduğunu beyan etmesi sonucu sanığın iddia edilen kova ile ateş götürmek sureti ile söz konusu evi yaktığı var sayımı ile hareket edilmiş ise de,
sanığın tüm beyanlarında sabah erken saatlerde evindeki ocağın külünü plastik kova ile açık araziye döktüğünü beyan etmesi ve böylece sanığın elindeki kovanın plastik kova mı yoksa ateş taşıyabilecek nitelikte bir kova olup olmadığının yeterince araştırılmadığına, sanığın olay sırasında birlikte olduğunu ve tanık olarak dinlenmelerini istediği Ayşe Türe ve Nurten Demir'in dinlenmediğine, bu şekilde yeterli delil olmamasına rağmen varsayımlarla hareket edilerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasının usûl ve yasaya aykırı olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık ...'nin tüm aşamalarda üzerine atılı suçu işlemediğini savunması karşısında; olayın gerçekleştiği ana dair somut bir görgüsü bulunmayan tanık ...'in soyut beyanları dışında, sanığın mala zarar verme suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeter nitelikte, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/10741, K. 2025/7492, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama