KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/11323 E., 2024/1275 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Asıl karar tarihi
- 29.09.2021
- Ek karar tarihi
- 11.10.2021
- Sayısı
- 2021/402 E., 2021/1784 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi
- Tebliğname görüşü
- Ek kararın onanması, bozma
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma
I) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 11.10.2021 tarihli ve 2021/402 Esas, 2021/1784 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, tarafına müdafi atanmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına ve son sözünün sorulmaması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 216. maddesine aykırı davranıldığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, iddianame ile sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/11323, K. 2024/1275, 23 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama