KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/11662 E., 2025/7329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/2681 E., 2021/541 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
- Hükümler
- İlk Derece Mahkemesi beraat kararının kaldırılarak mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından beraat kararı verildiği, O yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ilk derece mahkemesi kararları kaldırılarak sanığın atılı suçlardan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 62, 116/2-4, 62. maddeleri uyarınca sırasıyla hırsızlık suçundan 6 yıl 3 ay hapis, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükümlerin temyizi kabil olduğu anlaşılmakla;
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, suça konu halının özel üretim değil herkesin evinde bulunabilen bir halı olduğuna , eski halının faturasını saklamasının beklenemeyeceğine, sanığın dış görünüşü ile video kayıtlarında yer alan kişinin dış görünüşünün birbirinden tamamen farklı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK'nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmasının müdafii huzurunda alınması, kararın açıklandığı duruşmada zorunlu müdafiinin hazır bulundurulması,
ayrıca hırsızlık suçu ile birlikte işlenen ve temyiz kapsamında olan iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun da savunmanın bölünmezliği ilkesi gereğince bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/11662, K. 2025/7329, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama