KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/11689 E., 2025/7327 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/1695 E., 2021/1596 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2019/391 Esas, 2020/131 Karar sayılı dosyasında verilen hükme yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2020/581 Esas, 2020/748 Karar sayılı kararı ile, "...
28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen nitelikli hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. ve 196/2. maddeleri uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun'un 188/1. ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması,
TCK'nın 53. maddesinin uygulanması sırasında, 15/04/2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde yapılan değişikliğin gözetilmesinde zorunluluk bulunması," gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verildiği,
ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’unun 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2020/581 Esas, 2020/748 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2021/26 Esas, 2021/168 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/11689, K. 2025/7327, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama