KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/11919 E., 2022/21155 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddine
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- İş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-b maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2- Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise. “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin müvekkili tarafından etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak amacı ile müştekinin zararının karşılanmak istendiği belirtilmesine ve müştekinin de zararının karşılanmasını istediğini beyan etmiş olmasına karşın müvekkilinin zararı karşılamasına imkan tanımayacak şekilde kendisine süre verilmeden, davanın ilk celsesinde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olmadığına;
soruşturma aşamasında zararı giderme ile kovuşturma aşamasında zararı giderme durumlarında farklı indirim oranlarının kanunda düzenlenmiş olmasından dolayı soruşturma aşamasında zararı gidermemiş olan müvekkiline, kovuşturma aşamasında zararı giderebilme imkanı tanınması gerekirken, bu yönde bir talep de bulunmasına rağmen mahkemece bu imkan verilmeden hüküm kurulması suretiyle müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığına, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden teşdiden ceza tayin edildiğine,
hırsızlığa konu olan malın değerinin yüksek bir meblağ olmaması ve buna göre suçtan doğan zararın ağır olmaması nedeni ile alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmiş olmasının yerinde olmadığına ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Müştekinin aşamalarda 1.500,00 TL zararı olduğunu bildirip bu zararının giderilmesini talep etmesi ve suça sürüklenen çocuğun da ilk derece mahkemesince savunmasının alındığı 27/04/2021 tarihli duruşmada, müştekinin zararını gidermek istediğini beyan etmesi karşısında; suça sürüklenen çocuğa makul bir süre içerisinde zararı tazmin etme imkanı sağlanarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/11919, K. 2022/21155, 19 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama