KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/12130 E., 2025/9492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/3734 E., 2021/442 K.
- Suç
- Mala zarar verme
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi (Beraat kararı verilmek suretiyle
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu (İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 152/2-a ve 52. maddeleri gereğince 8.000,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği, sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince duruşma açılmaksızın İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak,
sanık hakkında mala zarar verme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraat kararının verildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu), 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin "sanık ile katılan arasında husumet bulunduğuna, katılanın dosyadaki kamera görüntülerinden sanığı teşhis ettiğine, olay gecesi sanığın olay yerine yakın olduğuna, tanık beyanlarının doğru olmadığına ve dosya kapsamındaki deliller itibariyle, sanığın mahkûmiyetine dair yerel mahkeme kararının onanması gerekirken mahkûmiyet hükmünün ortadan kaldırılarak beraatine karar verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanığın tüm aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, görüntü kayıtlarının sanığı veya eylemi gerçekleştireni tam olarak tespite yarar nitelikte olmaması dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulmadığı, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli ve 2020/14-248 Esas, 2022/359 Karar sayılı kararı ile 05.07.2022 tarihli ve 2021/9-359 Esas, 2022/528 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin maddî olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi,
İlk Derece Mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip farklı bir sonuca ulaşarak sanığın beraatine karar verebileceği kabul edilmekle, Tebliğname'deki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/12130, K. 2025/9492, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama