KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/12326 E., 2025/8924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/1187 E., 2021/1451 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delilin bulunmadığı, sanığın suça konu cep telefonunu terk edilmiş olduğunu düşünerek aldığını hırsızlık kastının bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararının verilmesi gerektiğine, dosya içinde bulunan kamera kayıtlarında sanığın suça konu cep telefonuna ait bir görüntü bulunmadığı, delilin sanığın aleyhine yorumlandığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık müdafinin 22.03.2021 tarihli dilekçesinde " 24.02.2021 tarihli savunma dilekçemizi tekrar ediyoruz.
Mesleki mazeretimizin kabulü ile yokluğumuzda karar verilerek müvekkilimin beraatine karar verilmesini mahkemenizden vekaleten arz ve talep ederiz.." şeklinde mazeret dilekçesi ibraz ettiği, 25.03.2021 tarihli hükmün verildiği oturumda sanık müdafiinin mazeret bildirdiği belirtilerek bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmeksizin okunup dosyasına konulduğunun belirtildiği nazara alındığında 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK'nın 142/2-h,
143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesinde yer alan yasal zorunluluk nedeniyle müdafiinin hazır bulunduğu oturumda karar verilmesi gerektiği gözetilmeden,
müdafiin yokluğunda karar verilebileceğini ilişkin dilekçesi nazara alınarak Cumhuriyet savcısının mütalaasına ilişkin savunma alınması gerektiğinin de gözetilmeden duruşma ertelenmeden veya başka bir müdafii de görevlendirilmeden yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/12326, K. 2025/8924, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama