KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/13133 E., 2025/8835 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/668 E., 2021/2490 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, olay gününe ait görgü tanığı ve kamera görüntülerinin olmamasına rağmen haksız yere ceza aldığına, atılı suçu işlemediğine, cezanın iptal edilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
22.01.2019 tarihli tutanakta yer alan "...Merkez Mahallesi, ... Cami Sokak içerisinde durumundan şüphelendiğimiz 30-32 yaşlarında, 1.80-1.85 cm boylarında, 90-100 kilolarında erkek bir şahsın tedirgin hareketlerde bulunarak, sağa sola bakarak sokak içerisinde ilerlediği ve sokak içerisinde bulunan seyyar telefon tezgâhlarına elinde bulunan cep telefonunu göstererek satmaya çalıştığını görmemiz üzerine,
bahse konu cep telefonunun çalıntı olduğu düşünülüp, şahsın yanına gidilerek polis tanıtma kartlarımız gösterilip polis olduğumuz söylenmiş, kimliğini ibraz etmesi istenmiş, vermiş olduğu kimlik bilgilerine göre aslen ... nüfusuna kayıtlı, ...-03.08.1990 doğumlu ..., ... oğlu ... isimli şahsın elinde bulunan cep telefonunun kime ait olduğu sorulduğunda çelişkili ifadelerde bulunarak telefonun kendisine ait olduğunu ibraz edememesi üzerine şahsın telefonu çalmış olduğu düşünülerek, arka kapak dış kısmında bulunan ... nolu İMEİ sorgulandığında çalıntı olduğu anlaşılmış, bunun üzerine,
şahıs ve bahse konu çalıntı cep telefonu muhafaza altına alınarak Avcılar Polis Merkezine geçilmiş, burada yapılan kaba üst yoklamasında başkaca suç ve suç unsuruna rastlanılmamış, polis merkezinde yapılan incelemede telefon içerisinde sim kart bulunmadığı görülmüş, telefonun rehberinde "Oğlum" diye kayıtlı olan telefon numarası aranarak polis olduğumuz söylenmiş ve konu hakkında bilgi verildiğinde telefonu açan ... isimli şahıs telefonun kendisinin üzerine kayıtlı olduğu..." şeklindeki içerik karşısında ve tedirgin halleri gözlenen bu nedenle genel şüphe duyulan,
sanığın elinde açıkta bulunan ve satmaya çalıştığı izlenen suça konu cep telefonunun sanıktan alınıp, arkasındaki İMEİ numarasından çalıntı olup olmadığının kontrolü ile çalıntı şerhi tespit edilmesi üzerine basit bir işlem ile telefon rehberinden sahibinin numarasının öğrenilip mağdura ulaşılması işleminde hukuka ayrılık bulunmadığı anlaşıldığından, Tebliğname'nin bozma isteyen düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/13133, K. 2025/8835, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama