KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/14214 E., 2024/3566 K.·Suça Sürüklenen
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/25 E., 2022/672 K.
- Şikâyetçi
- ...
- Çocuk
- ...
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Suç tarihi itibarıyla 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/2. maddesi uyarınca hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Önceki hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin suça sürüklenen çocuğa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3. Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesi gereğince çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, aynı maddenin 11. fıkra hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/14214, K. 2024/3566, 4 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama