KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/15869 E., 2023/2232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/16 E., 2015/78 K.
- Suç
- Mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317, maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
Gürpınar Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2014 tarihli ve 2014/6 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında.
10.04.2013 tarihinde katılan ...'un evine elinde demir çubuk olacak şekilde gelerek katılanın aracına zarar verme eyleminde bulunduğu, 2013 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında da katılan ...'un arazisindeki ahırın kapısını kırmak ve otları yakmak suretiyle mala zarar verme suçunu işlediği belirtilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 152/2.a, 43/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle dava açıldığı, Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 151/1, 152/2-a. maddeleri uygulanmak suretiyle hüküm kurulduğu halde gerekçeli kararın gerekçe bölümünde sanığın sadece araca zarar verme eyleminden bahsedildiği,
yakarak zarar verme eylemine ilişkin değerlendirme yapılmadığının anlaşılması karşısında.
Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı Kanun'un 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine imkan verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi, reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan delillerin neler olduğu ve nedenlerinin gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi,
uygulanacak kanun maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde gerekçesiz karar verilmesi nedeniyle hükmün esasa ilişkin yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
II. KARAR
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/15869, K. 2023/2232, 27 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama