KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/2012 E., 2025/2898 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/3159 E., 2019/2059 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddine
- Temyiz edenler
- Sanık ve katılan vekili
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, kabloları hurda ve atık olarak yol kenarından aldığına, kabloların iki ucunun kesik olduğuna, bunları götüremeden polisin geldiğine, samimi ikrarda bulunduğuna, olayın teşebbüs aşamasında kaldığının gözetilmediğine, cezanın yüksek verildiğine, gerekli indirimlerin yapılması gerektiğine ilişkin olduğu; katılan vekilinin temyiz isteminin, cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiğine, kurum zararının giderilmediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/1-a, 143 ve 142/5. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak,
5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa atanan zorunlu müdafiinin, kısa kararın açıklandığı 05.07.2018 tarihli duruşmada hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek hükmün açıklanması suretiyle aynı Kanun’un 188/1. ve 289/1-e. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/2012, K. 2025/2898, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama