KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/4192 E., 2023/9834 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1742 E., 2020/119 K.
- Katılanlar
- ..., ...
- Şikâyetçi
- ...
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
- Hükümler
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, bozma
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
1. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz isteminin incelenmesinde;
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.01.2020 tarihli ve 2019/1742 Esas, 2020/119 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve müdafi huzurunda savunması alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/4192, K. 2023/9834, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama