KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/4422 E., 2025/1948 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1720 E., 2019/2926 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararının kaldırılarak sanık ...'nın beraatine
- Tebliğname görüşü
- Ret, bozma
Karar Metni
835 kelime·4 dk okuma
I.Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler ile sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 27.12.2019 tarihli ve 2019/1720 Esas, 2019/2926 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesi uyarınca, on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan ilk derece mahkemelerince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, katılan vekilinin temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II.Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk derece mahkemesince sanık ... hakkında hırsızlık suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilerek, ertelenmesine karar verildiği, sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf talepleri üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın atılı suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin, sanık ...'nın atılı suçu ikrar ettiğine, beraat hükmü verilmesinin hukuka aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli 2020/(Kapatılan)14-248 E 2022/359 K sayılı kararında da belirtildiği üzere inceleme konusu olayda "Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, ilk derece mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun manevi unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması,
7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde.
Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ve eylemi sabit görülen suça sürüklenen çocuğun kastının bulunmadığından bahisle beraatine karar verebileceğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu" şeklindeki kararı göz önünde bulundurulduğunda , sanık ... hakkında;
suça konu olayın, katılan ile sanık arasında hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve sanığın, bu fiilinin de kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince kurulan beraat kararında bir isabetsizlik bulunmadığından , tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Katılan vekilinin temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak;
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının, suça konu işyerinin , Kasımpaşa-Sütlüce tünel projesi alanında kalan gecekonduların yıkım işlemi kapsamında 09.09.2014 tarihinde yıkıldığına, yıkılan işyerinin enkaz bedelinin sanık ...'nın varisi olduğu babası Seyfettin Tarı'ya ödenmesine karar verildiğine ve sanık tarafından belediyeye ecrimisil bedeli ödendiğine ilişkin yazı cevapları ile sanık ...'nın ''.... müştekinin iş yerini daha önce ben çalıştırıyordum, 1974 yılından 2011 yılına kadar iş yerini ben çalıştırdım, benim işlerim bozuldu, borçlarımı ödeyemez hale geldim,
bunun üzerine iş yerimi ve iş yerimde bulunan makineleri ben müştekiye devrettim, müşteki sadece alacaklılarından birine sadece 15.000,00 TL ödeme yapmış, benim müştekiye devrettiğim malların bedeli ödenen bu borcun çok üzerindedir, bu malların şuandaki değeri yaklaşık 200.000,00 TL civarındadır, müşteki bana hiç bir ödeme yapmamıştır, iş yerinin mülkiyeti Beyoğlu Belediyesine aitti, iş yerinin bulunduğu yerde Hasköy- Sütlüce Tüp geçidi yapıldı, bu sebeple iş yeri yıkıldı, iş yeri yıkıldığında bana eski elamanlarım "abi, iş yeri yıkılıyor, bir takım eşyalar iş yerinin bahçesinde atılmış vaziyette, git bir bak" diye söylediler,
ben baktığımda iş yeri yıkılmış vaziyetteydi, iş yerinde bulunan bir takım hurda niteliğindeki malzemeler iş yerinin yakınında açıkta atılmış vaziyette bulunuyordu, ayrıca olay yerine yakın yerde bulunan bir takım kişiler oradaki malzemeleri evlerine götürüyorlardı, ben de bir kaç malzemeyi götürdüm..'' şeklindeki savunması karşısında, sanık ... ile katılan arasında yıkım öncesi işyerinin suça konu taşınırlar ile birlikte katılana devredilip devredilmediği, söz konusu taşınırların mülkiyetinin katılana ait olup olmadığı,
her iki taraftan da sorularak açıklığa kavuşturulup sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde suça konu olayın hukuki ihtilaf olduğunun kabulü ile sanık ... hakkında hırsızlık suçundan beraat kararı verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/4422, K. 2025/1948, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama