KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/5091 E., 2025/4794 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1772 E., 2019/3260 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Sanıklar müdafii tarafından verilen 15.01.2019 tarihli temyiz dilekçesinin içeriğine göre temyiz isteminin kapsamının sadece hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu anlaşıldığından, hırsızlık suçundan kurulan hükme hasren yapılan temyiz incelemesinde;
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve hükmedilen cezaların türü ve süresine göre sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise. "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafiinin temyiz isteminin, sanıkların katılana ait işyerine girdiklerine dair herhangi bir kamera kaydı bulunmadığına, sırf olay yerine yakın bir yerde yakalanmalarının tek başına mahkûmiyetlerine delil sayılamayacağına, teşhis işleminin usûlsüz yapıldığına, sanıkların savunmalarının aşamalarda istikrarlı olup çelişki arz etmediğine, atılı suçu işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığına, atılı suçu kabul etmemekle birlikte eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına,
sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/5091, K. 2025/4794, 18 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama