KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/5121 E., 2025/5504 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/760 E., 2020/541 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Sanık müdafiinin 12.03.2020 tarihli temyiz dilekçesinin içeriğine göre sadece hırsızlık suçu yönünden verilen kararı temyiz ettiği, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen karara yönelik bir temyizinin bulunmadığı, mala zarar verme suçundan verilen karara yönelik itirazı ile ilgili olarak ise 13.03.2020 tarihli ek karar ile, itirazın reddine ve itirazın incelenmesi için itiraz incelemeye yetkili ve görevli Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "Sanığa zararı gidermesi için süre tanınmadığı, suçu uyuşturucunun etkisi altında işlenmiş olması nedeniyle takdiri indirim uygulanması gerektiği, verilen ceza ile oluşan zararın orantılı olmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak,
5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmalarının zorunlu müdafii eşliğinde alınması gerektiği gözetilmeden, sanığa atanan zorunlu müdafiinin mazeretinin kabul edildiği 27.06.2018 tarihli oturumda sanığa başka bir müdafi atanmadan savunmasının alınması ve bu savunmanın hükme esas alınması suretiyle, aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/5121, K. 2025/5504, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama