KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/5588 E., 2025/4748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/860 E., 2020/1925 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise. “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin bina içinden hırsızlık suçunun TCK'nın 42. maddesi uyarınca bileşik suç olduğuna ve tek bir suçtan hüküm kurulması gerekirken, hem hırsızlık, hem de konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, dosya kapsamında somut olarak değerlendirilebilecek tek delilin müvekkili sanığın parmak izi olduğuna, fakat bu delil ile ilgili olarak sadece kolluk tarafından düzenlenen rapor ile yetinilerek eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna,
katılanın apartmanın üçüncü katında bulunan ikâmetinden kaçan üçüncü kişinin sanık ... olduğu değerlendirilen şahsın pencereden çıkıp bina dışındaki uygun yerlere basıp tutunarak çalınan eşyalarla birlikte nasıl kaçabildiğinin tartışılmadığına, katılanın sigorta şirketine çalınan eşyalarla ilgili yaptığı bildirimin mahiyetinin, sigorta şirketi görevlilerince düzenlenmiş raporlarının, sigorta kısmi tazmin yapmışsa nedenlerinin araştırılmadığına, katılan ...'e yönelik hırsızlık eyleminin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının,
bu hırsızlık suçunun tamamlandığına dair kabulünün gerekçesinin kararda somut olarak değerlendirilmediğine ilişkin olduğu ve sanık müdafiinin temyiz isteminin katılan ...'e karşı işlenen hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek bu suçtan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak, Sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2011 tarihli ve 2011/285 Esas, 2011/1229 Karar sayılı ilâmında, birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 303/1. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2011 tarihli ve 2011/285 Esas, 2011/1229 Karar sayılı ilâmındaki hırsızlık suçundan verilen 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezasının, tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/5588, K. 2025/4748, 18 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama