KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/6108 E., 2024/14744 K.·Bozmaüzerin
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/432 E., 2021/741 K.
- Şikâyetçi
- ...
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında, adli sicil kaydında yer alan Simav Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2009 tarihli, 2008/262 E. 2009/300 K. sayılı ilamına konu TCK’nın 155/2.maddesinde yazılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi uygulanmış ise de.
24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olduğundan bu kapsamda UYAP kayıtlarından yapılan incelemede, tekerrüre esas alınan ilam ile ilgili Simav Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2021 tarihli ek kararı ile uzlaşmanın sağlandığından bahisle sanık hakkında düşme kararı verildiği dikkate alınarak,
suç tarihi itibari ile adli sicil kaydında tekerrüre esas nitelikte başkaca bir mahkûmiyet kaydı bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının nazara alınmasında zorunluluk bulunması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/6108, K. 2024/14744, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama