KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/6125 E., 2025/11371 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/2501 E., 2020/634 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 43/1, 168/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 19 ay 25 gün hapis cezasına hükmedildiği, sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince duruşma açılmaksızın ilk derece mahkemesince tayin edilen temel cezada ve TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması sırasında indirim yapılarak,
aynı Kanun'un 142/2-h, 143, 43/1, 168/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği,
298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesinin yerinde olmadığına, yeterli ve gerekli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğuna, TCK'nın 44. maddesi gereğince ayrıca iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun oluşmayacağına, içtima hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Şikâyetçinin kovuşturmada alınan beyanına, kamera görüntülerine, sanığın aşamalarda alınan savunmasına ve tüm dosya kapsamına göre; şikâyetçinin eski çalışanı olan sanığın, işyerinden ayrılmadan önce kendisinde bulunan anahtarı ustaya bıraktığı ve fakat yaptırdığı yedek anahtar ile farklı günlerde işyerine girdiğinin anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinin 2. fıkrasınının (h) bendinin yanında (d) bendine de uyduğu gözetilmeksizin, sadece TCK'nın 142/2-h bendinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/6125, K. 2025/11371, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama