İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2022/7559 Karar: 2022/18860 Tarih: 2022

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/7559 K.2022/18860

2. Ceza Dairesi 2022/7559 E. , 2022/18860 K. "İçtihat Metni" Mala zarar verme suçundan sanıklar ... ve ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2022/7559 E. , 2022/18860 K. "İçtihat Metni" Mala zarar verme suçundan sanıklar ... ve ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2022/7559 E. , 2022/18860 K. "İçtihat Metni" Mala zarar verme suçundan sanıklar ... ve ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kırıkkale 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/09/2021 tarihli ve 2020/272 esas, 2021/248 sayılı kararına karşı yapılan itirazların kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/12/2021 tarihli ve 2021/1136 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25/06/2022 gün ve 10239/2022 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/07/2022 gün ve 2022/97610 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya aslının sanıklar hakkındaki nitelikli hırsızlık suçu yönünden istinaf incelemesi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde olduğu anlaşılmakla, onaylı dosya sureti üzerinde yapılan incelemede, Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesince "Müştekinin şikayetinin bulunmadığı, mala zarar verme suçunun şikayete tabi olduğu, düşme kararı verilip verilmeyeceği hususunun değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle itirazların kabulüne ve anılan kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 19/04/2018 tarihli ve 2018/2207 esas, 2018/6087 karar sayılı ilamında yer alan "06.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 5560 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesine eklenen 4. fıkra gereğince “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.” ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'uzlaşma' başlıklı 253/3. maddesinin suç tarihi itibariyle, "Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde düzenlenmesi karşısında, 30/10/2008 olan suç tarihi itibarıyla, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla işlenen mala zarar verme suçunun şikayete tabi olmadığı gibi 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesine göre “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğundan uzlaşma hükümlerine tâbi olmadığı anlaşılmakla, itirazın bu nedenle reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile...BOZULMASINA.." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, somut olayda 14/10/2020 tarihinde sanıkların hırsızlık amacıyla işlediği mala zarar verme suçunun şikayete tabi olmadığı gibi, uzlaşma kapsamında yer almayan nitelikli hırsızlık suçu ile birlikte işlendiğinden, mala zarar verme suçu yönünden şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Sanık ...’ın 10/12/2020 tarihli duruşmada, müştekinin zararını daha önce giderdiğini, yine de varsa müştekinin zararını gidermek istediğini beyan ettiğinin ve müştekinin de 22/03/2021 tarihli duruşmada, maddi zararının olmadığını belirttiğinin, yine bu beyanlardan sonra savunması alınan diğer sanık ...’un da 02/06/2021 tarihli duruşmada, mala zarar verme suçuna ilişkin olarak sanık ...’un müştekiye para ödeyerek müştekinin zararını giderdiğini bildiğini ifade ettiğinin anlaşılması karşısında, mala zarar verme suçu yönünden zarar giderimi olup olmadığı ve olmuş ise ne zaman olduğu müştekiden sorularak sonucuna göre sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerde TCK’nın 168/1. veya aynı Kanun’un 168/2. maddelerinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmediğinden, itirazın bu yönden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 14/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla