KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2022/9949 E., 2024/14382 K.·Suça Sürüklenen
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/2146 E., 2021/1849 K.
- Çocuk
- ...
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeni hüküm tesisi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
İlk derece mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143, 31/3. maddeleri uyarınca verilen 7 yıl 6 ay hapis cezasına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesince duruşma açılarak verilen ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılarak suça sürüklenen çocuğun aynı Kanun'un 142/2-h, 143, 31/3. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına yönelik kararın.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, güvenlik kamerası görüntülerindeki kişinin kimliğinin net olarak tespit edilemediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, delillerin yetersiz olduğuna, sosyal inceleme raporunun alınmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/9949, K. 2024/14382, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama