Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/11047 E. , 2024/3995 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/419 E., 2016/197 K. KATILANLAR : ..., ..., ... SUÇLAR : Hakaret, tehdit, mala zarar verme, kasten yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama San
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/11047 E. , 2024/3995 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/419 E., 2016/197 K. KATILANLAR : ..., ..., ... SUÇLAR : Hakaret, tehdit, mala zarar verme, kasten yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 1.Suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit ve aynı Kanun’un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçu ile uzlaşma kapsamında olan hakaret ve kasten yaralama suçlarının birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı ancak hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçu ile 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, hakaret, kasten yaralama, tehdit ve mala zarar verme suçlarından dolayı uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2. 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a, 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 saylı Kanun’un 251/1. maddesi kapsamına giren trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden; Anayasa’nın 38. maddesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, 3. 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi kapsamına alınan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda, suç tarihi 07.08.2015 ve Mahkeme karar tarihi 26.04.2016 olup, aynı Kanun'un 250/11. maddesinde yer alan "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz" ibaresinin suç ve karar tarihinden sonra 08.07.2021 tarihinde düzenlenmesi; Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "... seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için Yerel Mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.