KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/11919 E., 2025/15851 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/2511 E. 2023/108 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz talebinin sanık üzerinde sadece şüphe olduğu, olay yerinde herhangi bir tanık bulunmadığı, bu hususun da araştırılmadığı, zorla delil yaratma durumu olduğu, GPS kayıtlarının güvenilir olmadığı, somut delil olamayacağı, sanığın yargılamada samimi beyanda bulunduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanunu’nun 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2019 tarihli ve 2018/378 Esas 2019/114 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 21.09.2020 tarihli ve 2020/27 Esas 2020/1583 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçu yönünden sanığın savunmasının zorunlu müdafii eşliğinde alınmadan hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği,
ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek.
Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2020/459 Esas, 2021/697 Karar sayılı kararı ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 21.09.2020 tarihli ve 2020/27 Esas, 2020/1583 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/11919, K. 2025/15851, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama