KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/13511 E., 2025/15056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/1534 E., 2021/2433 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Ret, bozma
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
I)Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II)Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, Mahkemenin, sanığın geçmiş sabıkalarını gözeterek hüküm kurduğuna, kamera kayıtlarının incelemesinin Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı yerine adli bilirkişiye yaptırıldığına, olay yerinden sanığa ait parmak izi veya DNA örneği çıkmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinin uygulanmaması hususunda Mahkemenin takdirinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde reddedilmiştir. Ancak; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli 2016/108 Esas, 2017/391 Karar sayılı ve 06.02.2018 tarihinde kesinleşen ilâmında iki ayrı suçtan hükümlülük kararı bulunduğu anlaşılmakla; 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gözetilerek, sanık hakkında en ağır cezaya ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerekirken, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli 2016/108 Esas, 2017/391 Karar sayılı ilamındaki hırsızlık suçundan verilmiş 3 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/13511, K. 2025/15056, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama