KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/13802 E., 2025/16906 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/456 E., 2022/429 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Ret, Onama
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
I. Sanık Hakkında Mala Zarar Verme ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığa zararın giderilmesi için makul bir süre verilmediğine, bu sebeple hakkında etkin pişmanlık hükümleri ve lehe olan diğer hükümler uygulanmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı ile savunmanın bölünmezliği ilkesi de dikkate alınarak,
5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanmasına rağmen hükmün müdafi huzurunda açıklanması gerektiği gözetilmeden, müdafiin hazır bulunmadığı oturumda hüküm açıklanarak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/13802, K. 2025/16906, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama