KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/1415 E., 2025/12952 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/3208 E., 2020/2616 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen ve itiraz yasa yoluna tabi olan hükümle ilgili Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 20.01.2021 tarihli kararıyla itirazın reddine karar verildiği, belirlenerek yapılan incelemede; I.Sanık hakkında iş yeri dokulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 29.12.2020 tarihli ve 2019/3208 Esas, 2020/2616 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 143 ve 62.maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedildiği, sanığın istinaf talebi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan incelemede, hüküm fıkrasından, 143.maddenin uygulanmasına ilişkin cümle ile 62.maddenin uygulandığı paragrafta yer alan 6 yıl 3 ay hapis cezasının çıkarılarak yerine ''4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, hükmün temyizi kabil olduğu anlaşılmakla;
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin , suçu işlediğine dair kamera kaydı veya parmak izi olmadığına, diğer sanık ...'un ifadesi ile ceza aldığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK'nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/1415, K. 2025/12952, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama