Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/14628 E. , 2025/19218 K. "İçtihat Metni" DURUŞMA TALEPLİ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/779 E., 2022/1367 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Ma
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/14628 E. , 2025/19218 K. "İçtihat Metni" DURUŞMA TALEPLİ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/779 E., 2022/1367 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, “müvekkiline suç isnat edilen eylemlerin tamamı için somut delil olmadan varsayımlar üzerinden hakkında mahkûmiyet kararları kurulduğuna, eylemlerin hiçbirinde müvekkiline ait fiziki takip sonucu tespit, HTS kaydı veya sinyal kaynağı bulunmadığına, mahkemenin tüm eylemler yönünden tek gerekçesinin diğer sanıkların suç işlerken kullanmış oldukları aracın müvekkilinin zilyetliğinde olması olduğuna, söz konusu hırsızlık suçunda adı geçen diğer sanıkların, müvekkilinin aracını kendisinden habersiz olarak kullandıklarının sabit olduğuna, ayrıca müvekkilinin iletişim tespit tutatnaklarında, fiziki takiplerde veya olay yeri baz/sinyal verilerinde suça karışmadığı sabit olmasına rağmen, sayın mahkemenin şahısların olay yerine geldikleri fiat doblo marka araç ile olay yerinden ayrıldıkları, aracın plakasının 49... olduğu, aracın olay tarihinde ...'nün kullanımında olduğunun tespit edildiği gerekçesi ile hırsızlık suçundan hüküm kurmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğuna," ilişkin olduğu belirlenerek ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2019 tarihli ve 2019/722 Esas, 2019/831 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 22.04.2020 tarihli ve 2020/1147 Esas, 2020/871 Karar sayılı kararı ile “Sanık hakkında iddianamede 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesinin uygulanmasının talep edildiği halde anılan maddenin uygulanmaması ihtimaline binaen 5271 sayılı CMK'nın 226/1. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilip savunma hakkının kısıtlandığı”ndan bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 22.04.2020 tarihli ve 2020/1147 Esas, 2020/871 Karar sayılı kararının; bozma üzerine Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2020 tarihli ve 2020/488 Esas, 2020/445 Karar sayılı kararının; bu karara ilişkin yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2021/214 Esas, 2021/805 Karar sayılı bozma kararının ve bu ikinci bozma kararı üzerine verilen Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/291 Esas, 2021/713 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g bendi maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.