Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/1573 E. , 2023/2019 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/166 E., 2021/749 K. SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değiş
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/1573 E. , 2023/2019 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/166 E., 2021/749 K. SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Elmadağ Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.03.2005 tarihli ve 2005/62 Esas numaralı iddianamesi ile sanık ...'ın, yaş küçüklüğü nedeniyle hakkında tefrik kararı verilen ... ile birlikte 26.02.2005 günü gece geç saatlerde, şikâyetçi ...'in sorumluluğunda bulunan iki katlı evin alt kat camlarını kırarak halı, battaniye, müzik seti ve mikseri alıp, el arabasına yükledikleri, sanık ...'ın tahta bir merdivenle ikinci kata çıkıp yatak odasının camını kırıp içeri girdiği ancak çalacak birşey bulamadığı iddiası ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 522 ve 40. maddeleri uyarınca hırsızlık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2.Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2007 tarihli ve 2005/56 Esas, 2007/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 765 sayılı Kanun'un 492/1, 522/1 ve 59. maddeleri uyarınca belirlenen 10 ay hapis cezasının, 647 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca günlüğü 12 YTL'den 3.600,00 YTL adlî para cezasına çevrilmesine karar verilmiş, hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin, 30.01.2012 tarihli ve 2011/20714 Esas, 2012/1283 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, Mahkemenin 26.12.2012 tarihli ve 2012/60 Esas, 2012/170 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 765 sayılı Kanun'un 492/1, 522/1 ve 59. maddeleri uyarınca belirlenen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, kararın 05.03.2013 tarihinde kesinleşmesinden sonra sanık, 5 yıllık deneme süresi içerisinde 22.04.2016 tarihinde işlediği adam öldürmeye teşebbüs suçundan 10 yıl hapis cezasına mahkûm edilmiş ve bu mahkûmiyet kararının 15.12.2017 tarihinde kesinleşmesi üzerine mahkemesine ihbarda bulunulmuştur. İhbar üzerine yapılan yargılama sonucunda; Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2018 tarihli ve 2018/23 Esas, 2018/58 Karar sayılı kararı ile 26.12.2012 tarihli hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiş, kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2018/17001 Esas, 2019/7081 Karar sayılı kararı ile eylemin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, sanık hakkında 23.05.2007 tarihli kararda hükmedilen 3.600,00 YTL adlî para cezasının kazanılmış hak teşkil ettiği ve 765 sayılı Kanun'un lehe olduğu kabul edilerek uygulanmasına rağmen, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesi ile de uygulama yapılması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2019/329 Esas, 2020/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 765 sayılı Kanun'un 492/1, 522/1 ve 59. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı korunarak, 3.600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık ve sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 03.02.2021 tarihli ve 2020/9556 Esas, 2021/1493 Karar sayılı kararı ile, 30.04.2019 tarihli bozma kararında sanığın eyleminin 765 ayılı Kanun'un 493/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu ve bozma kararına uyulmasına karar verildiği hâlde sanık hakkında aynı Kanun'un 492/1. maddesinin uygulanması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/166 Esas, 2021/749 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 765 sayılı Kanun'un 493/1, 522/1 ve 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı korunarak, 3.600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz isteği; zamanaşımının dolması sebebiyle düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde, sanık ... ile temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'ın gece sayılan saat 00.00 sıralarında, şikâyetçilerin sorumluluğunda bulunan evden halı, battaniye, müzik seti ve mikser çaldıkları, çaldıkları eşyaları, bir binanın kırık camından kapıyı açarak içeri bıraktıkları, kolluğa yapılan ihbar sonucunda halıların ve battaniyelerin ele geçirildiği, sanığın ikrarı, şikâyetçi ve tanık anlatımları, keşif ve bilirkişi raporları, parmak izi incelemesi ile sabit olduğundan sanık ...'ın üzerine atılı hırsızlık suçundan dolayı cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Sanığın, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ile birlikte gece saat 00.00 sıralarında şikâyetçinin sorumluluğunda bulunan eve camları kırarak girmek suretiyle hırsızlık yapmaları şeklinde gerçekleşen eylemin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1-son, 522 maddeleri; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143, 151/1, 116/4, 119/1-c maddelerinde düzenlenen hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarını oluşturduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7. ve 5252 sayılı Kanun'un 9. maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede, dava zamanaşımı bakımından, 765 Kanun'un 493/1. maddesinde, hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 15 yıllık zamanaşımının, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddelerine göre belirlenen zamanaşımından daha lehe olduğu ve sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 05.03.2013 tarihi itibariyle duran zamanaşımının, kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 22.04.2016 günü yeniden işlemeye başladığı ve bu haliyle 3 yıl 1 ay 17 günlük durma süresi eklendiğinde, suç tarihi olan 27.02.2005 gününden itibaren zamanaşımının dolmadığı anlaşılmış; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 2. Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 30.01.2012 tarihli ve 2011/20714 Esas, 2012/1283 Karar tarihli bozma kararı öncesi yapılan yargılamada, sanığın neticeten 3.600,00 YTL adlî para cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı, sanık hakkında bozma sonrası tayin olunan 1 yıl 3 ay hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sonuç olarak 3.600,00 TL adlî para cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın 3.600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün 2. paragrafında yer alan nedenle Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/166 Esas, 2021/749 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümde kazanılmış hak uygulamasının yapıldığı paragrafın çıkarılarak yerine "1412 sayılı CMUK'un 326. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 3.600,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.