KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/17113 E., 2024/20815 K.·Suça Sürüklenen
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/588 E., 2023/29 K.
- Şikâyetçi
- ...
- Suçtan zarar gören
- Milli Eğitim Bakanlığı
- Çocuk
- ...
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Suça sürüklenen çocuk ve müdafii, suçtan zarar gören kurum vekili
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma
I- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; Diyarbakır 1. Çocuk Mahkemesinin, 13.01.2023 tarihli ve 2022/588 Esas, 2023/29 Karar sayılı kararının, suçtan zarar gören kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 237/1. maddesinde, mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanların, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilecekleri belirtilmiş olup, aynı Kanunun 237/2. maddesinin, “Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz.
Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır.” hükmü de nazara alındığında, Dairemizin 30.05.2022 tarihli ve 2020/32064 Esas, 2022/10753 Karar sayılı kararı ile suçtan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığına gerekçeli kararın 04.02.2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen suçtan zarar gören kurumun davaya katılma talebinde bulunmadığı anlaşılmakla, katılan sıfatını almayan ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmayan suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteminin,
1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Bozma üzerine yapılan duruşmaya toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Bozma öncesi yapılan yargılamada, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan neticeten 6.000,00 TL. adlî para cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı, suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 4 yıl 2 ay hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sonuç olarak 6.000,00 TL. adlî para cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, 6.000,00 TL. adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/17113, K. 2024/20815, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama