Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/17336 E. , 2025/19587 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2086 E., 2022/2209 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verile
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/17336 E. , 2025/19587 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2086 E., 2022/2209 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, hukuka ve hakkaniyete aykırı kararı kabul etmelerinin mümkün olmadığına, TCK'nın 141. maddesinde hırsızlık suçunun ''Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir'' olarak tanımlandığına, bu maddede hırsızlık suçunun oluşumu bakımından taşınırın bulunduğu yerden alınmasının özellik gösterdiğine, dava konusu olay bakımından banka hesabındaki paranın havale edilme işleminin, taşınırın bulunduğu yerden alınması olayına denk düşeceğine, ancak soruşturma ve kovuşturma esnasında sanığın böyle bir eylemde bulunduğuna dair herhangi bir delile rastlanmadığına, yalnızca paranın aktarıldığı hesabın bağlı olduğu kartın sanıkta yer alması nedeniyle nitelikli hırsızlık suçundan hüküm kurulduğuna, sanığın savunmasında EFT- havale işlemini S.C. ismindeki şahsın yaptığını belirttiğine, sanığın bu beyanları ikrar olarak değerlendirilerek hukuka ve usule aykırı karara imza atıldığına, somut olayda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılanın zararının banka tarafından giderildiğine, ayrıca müvekkilinin pişmanlığına yönelik beyanlarının ve yargılama sürecine yardım etmesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin şartlarının sağlandığına, müvekkilinin hırsızlık suçuna yönelik herhangi bir eylemi bulunmamasına rağmen TCK'nın 142/2-e maddesi uyarınca mahkum edilmesinin kabul edilebilir bir durum olmadığına, ceza hukukuna hakim ilkelerden, masumiyet karinesine ve şüpheden sanık yararlanır ilkesine bu kararlar ile darbe vurulduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Acıpayam 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.