Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/18631 E. , 2024/17191 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1734 E., 2016/533 K. ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2015/1734 Esas, 2016/533 Karar sayılı kararı
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/18631 E. , 2024/17191 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1734 E., 2016/533 K. ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2015/1734 Esas, 2016/533 Karar sayılı kararının hükümlü tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Hükümlünün 20.09.2022 de söz konusu dosyada kendisine kararla ilgili bir tebligat bulunmadığı, yeniden yargılanmak istediğini içeren bir dilekçesindeki anlatımlardan temyiz başvurusu ile birlikte eski hale getirme isteminde de bulunduğunun anlaşılması ve eski hale getirme istemi hakkındaki karar verme yetkisinin, aynı Kanun'un 42/1. maddesi gereği Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olması nedeniyle talebin Dairemizce incelenmek üzere dosyanın gönderildiği belirlenerek yapılan incelemede; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekir. İncelenen dosyada sanığın yokluğunda verilen hükmün, sanığın bilinen son adresine doğrudan MERNİS adresi şerhi ile Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre muhtara yapılan tebligat, tebligatın doğrudan MERNİS adresi şerhi ile yapılmış olması nedeniyle geçersiz ise de; UYAP kayıtlarından yapılan incelemede, sanığın bulunduğu cezaevi aracılığı ile 01.04.2019 tarihli dilekçesiyle dosya esas ve karar numarasını da belirterek suç ismini hatalı olarak 142/1-a yerine 152/1-a maddesinde düzenlenen kamu malına zarar verme suçu olarak yazıp hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün, "6545 sayılı yasal değişiklik sebebiyle oluşan hak mahrumiyetinin giderilmesi" talebinde bulunduğu, Mahkemece 03.04.2019 tarihli Ek kararla, sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarından hırsızlık suçundan yargılama yapıldığı, mala zarar verme suçundan verilen bir hüküm bulunmadığı, hırsızlık suçundan da lehe bir düzenleme bulunmadığından talebin reddine karar verilip bu ek kararın cezaevinde bulunan sanığa 10.04.2019 tarihinde okumak/almak suretiyle tebliğ edildiği, sanığın karardan en geç 10.04.2019 tarihinde haberdar olduğunun anlaşılmış olması karşısında, 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra 20.09.2022 tarihinde hükmü temyiz eden sanığın temyiz isteminin ve yerinde görülmeyen eski hâle getirme talebinin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.