KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/1914 E., 2025/10763 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/2490 E., 2019/768 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlâli
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
I) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları yönünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 04.04.2019 tarihli, 2018/2490 Esas ve 2019/768 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanık hakkında hırsızlık suçu yönünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde ise;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın suçun faili olmadığı, mahkûmiyete yeterli kesin somut delil bulunmadığı, şüphe nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere ilişkin yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
5275 sayılı Kanun’un 108/3. maddesinde belirtilen "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez" hükmü uyarınca hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanan sanığın cezasının infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına mahkemesince karar verilemeyeceği, bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz hâkiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen anılan hukuka aykırılığın aynı Kanun'un 303/1. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün olduğundan.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/1914, K. 2025/10763, 2 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama