Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/19148 E. , 2023/9541 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/138 E., 2021/351 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adal
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/19148 E. , 2023/9541 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/138 E., 2021/351 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/52493 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Suç tarihi itibariyle 18 yaşını tamamlamamış bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 231/8 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde 3 yıl denetim süresine tabi tutulacağı gözetilmeden, Erdemli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2007 tarihli kararıyla hakkında 5 yıl denetim süresi belirlenmesinde isabet görülmemiş ise de, suça sürüklenen çocuk hakkındaki 15/11/2007 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 14/05/2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip 3 yıllık denetim süresinin başladığı, ancak suça sürüklenen çocuğun bu süre dolmadan 14/09/2012 tarihinde kasıtlı suç işlediği cihetle, anılan hukuka aykırılığın sonuca etkili bir durum meydana getirmediği anlaşılarak yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, 1-Suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin diğer bir ifadeyle ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği, farik mümeyyiz olmadığının tespiti halinde 5237 sayılı Kanun’un 31/2. maddesine göre suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilemeyeceği, sadece güvenlik tedbirine hükmolunabileceğinin gözetilmemesinde 2-Kayden 17/04/1991 doğumlu olan ve suçun işlendiği 15/11/2005 tarihinde 14 yaşında olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 31/2. maddesi uyarınca indirim yapılması yerine, aynı Kanunun 31/3. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14.05.2010 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 14.09.2012 tarihinde yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-a, 31/2. maddelerinde düzenlenen suçun 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 66/2. maddelerinde belirtilen 4 yıllık asli zamanaşımının, suça sürüklenen çocuğun sorgusunun alındığı 10.07.2007 ile mahkûmiyet karar tarihi olan 14.10.2021 tarihi arasında geçmiş bulunduğu ve aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 6 yıllık zamanaşımının 13.09.2005 olan suç tarihinden karar tarihine kadar geçmiş bulunduğunun belirlenmesine rağmen yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. 2. İnceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.