Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/19218 E. , 2025/16653 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/890 E., 2023/82 K. SUÇLAR : Hırsızlık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, temyiz isteminin esastan reddi ile hükm
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/19218 E. , 2025/16653 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/890 E., 2023/82 K. SUÇLAR : Hırsızlık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması I. Sanıklar hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli ve 2022/890 Esas, 2023/82 Karar sayılı kararının sanıklar ve müdafilerinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanıklar hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve mala zarar verme suçlarından yapılan yargılanmaları sonucunda; mahkûmiyetlerine ilişkin Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2017 tarihli ve 2015/488 Esas, 2017/62 Karar sayılı kararının süresi içinde sanıklar müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 18.05.2017 tarihli ve 2017/1012 Esas, 2017/1145 Karar sayılı ilâmı ile sanık ... bakımından istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık ... bakımından ise, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilerek kesinleştiği, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.10.2022 tarihli bozma ilâmının yalnızca hırsızlık suçuna yönelik olduğu gözetilmeksizin İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen incelemeye konu 01.02.2023 tarihli banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve mala zarar verme suçlarından verilen kararların hukukî değerden yoksun olduğu, bu bakımdan hukuken varlık kazanmayan kararların temyiz davasına konu edilmesi de mümkün olmadığı belirlenmekle; sanıklar ve müdafilerinin hukuken geçersiz olan karara yönelik temyiz istemlerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet kararına yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde Sanık ... müdafiinin yüzüne karşı verilen hükme dair eski hale getirme talebi hususunda karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Kanun'un 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'a ait olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ... müdafiinin 06.02.2023 tarihinde gerçekleşen deprem nedeniyle süresinde temyiz dilekçesini vermediğini belirtir şekilde 13.03.2023 tarihli dilekçe sunduğu, sanığın 11.02.2023 günlü "Olağanüstü Hal kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin" 2/1-c bendine göre olağanüstü hal kapsamındaki illerden olan .. ili .. ilçesi nüfusuna kayıtlı olup eski hâle getirme talebinin meşru ve kabul edilebilir olduğu görülmekle, sanık ... müdafiinin eski hale getirme talebinin kabulüne ve temyiz isteminin süresinde olduğuna karar verilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanık ...'in suç işlediğine dair somut delillerin bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı bir karar verildiğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50. ve 51. maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine", sanık ...'in temyiz isteminin "ATM'den parayı çeken kişinin kendisi olmadığına, olaydaki tek suçunun araç kiralamak olduğuna, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet hükmü hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, III. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet kararına yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde Her ne kadar sanık ...'nın 02.02.2023 tarihli temyiz dilekçesi gerekçesiz ise de; Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli ve 2022/890 Esas, 2023/82 Karar sayılı kararında yalnızca 5271 sayılı Ceza Kanunu'nun 291. maddesinde belirtilen 15 günlük temyiz süresine ilişkin ihtarın bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık ...'nın 23.02.2023 tarihinde sunduğu gerekçeli ek temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanık ...'nın suç işlediğine dair somut delillerin bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı bir karar verildiğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50. ve 51. maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine", sanık ...'nın temyiz isteminin "suça konu eşyaların içinde olduğu çanta, kendisine ait olmadığı hâlde, çanta kendisine aitmiş gibi işlem yapıldığına, suç işlemediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, adlî sicil kaydında yer alan Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2009 tarihli ve 2008/1034 Esas, 2009/1637 Karar sayılı ilâmına konu suçu işlediği sırada 18 yaşından küçük olması nedeni ile 5237 sayılı Kanun'un 58/5. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı ve yine adlî sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başkaca sabıkasının bulunmaması nedeniyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun bulunan .. 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.