İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/19251 Karar: 2024/17181 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/19251 K.2024/17181

2. Ceza Dairesi 2023/19251 E. , 2024/17181 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/691 E., 2021/782 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/19251 E. , 2024/17181 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/691 E., 2021/782 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/19251 E. , 2024/17181 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/691 E., 2021/782 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Mahkemece bozmadan sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verilen 26.03.2014 tarihli 2013/243 Esas ve 2014/145 Karar sayılı dosyanın yapılan yargılaması sırasında 28.01.2014 tarihli duruşmada, bozma kararına uyulmasına karar verildiği, sanığın savunmasının alındığı 26.03.2014 tarihli celsede ise "bozma ilamına kısmen uyulmasına" karar verilerek "olay tarihinden itibaren yaklaşık 7 yıl geçmiş olması nedeniyle müştekinin de duruşmalara katılmaması, müşteki bulunsa dahi aradan çok uzun zaman geçmesi nedeniyle teşhis işleminin sağlıklı olmayacağı anlaşılmakla ayrıca...' in hazırlık aşamasında müşteki tarafından teşhis edildiği de dikkate alınarak başka bir teşhis yaptırılmasından vazgeçilerek" sanıklar hakkında karar verilmiş ise de; hüküm kısmında, açıkça direnme kararı verilmediği ve teşhis istemi yaptırılmaması yönünden yeni bir gerekçe ile hüküm kurulduğu anlaşılmakla hükmün yeniden temyize konu edilebileceği, öte yandan sanık hakkında verilen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği 03.04.2014 tarihinde zamanaşımının durduğu ve denetim süresi içerisinde ikinci suçun işlendiği 20.02.2015 tarihinde yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede; 1-Sanık hakkında 20.01.2010 tarihli, 2008/137 Esas ve 2010/7 Karar sayılı kararıyla hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 09.04.2013 tarihli Esas, 2011/35473 Karar sayılı bozma ilâmında, "şikâyetçiye ait dükkândan çalınan çayların inceleme dışı sanık Onur'un aracı içerisinde bulunduğu ve aynı araç içerisinde bulunan cd üzerinden sanık ...'a ait parmak izi çıktığı, sanık ...'ın kovuşturma aşamasındaki savunmasında, inceleme dışı Onur'u mahalleden tanıdığını, suç tarihinden önce bir defa aracına bindiğini, suçun işlendiği Anadolu yakasına hiç geçmediğini beyan etmesi karşısında, sanık ...'ın müşteki ve tanığa teşhis ettirilmesi ve üç sanığın da suç tarihinde kullandığı numaraların belirlenerek 9.11.2007 / 10.11.2007 tarihlerinde birbirleri ile iletişimlerinin ve telefonlarının bulunduğu yerlerin tespit edilerek sonucuna göre sanık ...'nun hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik soruşturma ile sanık ... hakkında hüküm kurulması gerektiğinden bozulmasına" karar verildiği ve mahkemece bozmaya uyulmasına karar verildiği hâlde bozma gerekçesinde de belirtildiği üzere, dosya kapsamındaki üç sanığın da suç tarihinde kullandığı cep telefon numaralarının belirlenerek 09.11.2007/10.11.2007 tarihlerinde birbirleri ile iletişimlerinin ve telefonlarının sinyal aldığı yerler tespit edildikten sonra sonucuna göre sanık ...'nun hukuki durumunun tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile sanık hakkında hüküm kurulması, Kabule göre de; 2- Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeden önceki 22.01.2010 tarihli ilk hükümde hırsızlık suçundan 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasına ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan da 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilerek her iki hapis cezasının da ertelendiği, Yargıtay 13.Ceza Dairesinin 09.04.2013 tarihli bozma ilâmından sonra hırsızlık suçundan kurulan hükmün, adlî para cezasına çevrilmeksizin ve ertelenmeksizin, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle hükmün açıklandığı, her ne kadar daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hapis cezasının ertelenmesine yasal olanak bulunmasa da; 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince ''Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz.'' şeklindeki düzenleme uyarınca kazanılmış hakkın sonuç ceza miktarı yönünden oluşacağı, ancak somut olayda olduğu gibi bozmadan önce verilen ve sadece sanık tarafından temyiz edilen 22.01.2010 tarihli kararda sanık hakkında hükmedilen hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmesi nedeniyle, erteleme yönünden kazanılmış hakkın oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-Hüküm tarihine kadar yapılan ve sanıkların payına düşen yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nın 324/4. maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde, 19 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi, 4-İşyeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan hüküm kurulurken sonuç ceza miktarı doğru olmakla birlikte 5237 sayılı Kanun'un suçun nitelikli hali olan 116/4. maddesi uygulanırken yazılı şekilde 1/6 oranında artırım yapıldığının belirtilmesi, 5- Adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası olan sanık hakkında 5231 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla