KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/19334 E., 2024/446 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/2095 E., 2022/1772 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddi
- Temyiz edenler
- Sanık ve müdafii
- Tebliğname görüşü
- Ret, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
537 kelime·3 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1.Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen istinaf isteminin esastan reddine dair karara yönelik sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2.Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf isteminin esastan reddine dair karara yönelik sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. Maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2018/508 Esas, 2019/217 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.10.2020 tarihli ve 2019/4255 Esas, 2020/1271 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçu yönünden " 28/06/2014 tarihli,
6545 sayılı yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143.maddelerinde öngörülen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3 ve 196/2.maddeleri uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek, aynı kanunun 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması" nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği,
Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.10.2020 tarihli ve 2019/4255 Esas, 2020/1271 Karar sayılı kararının ve bu karar üzerine yeniden yargılama yapan Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2020/658 Esas, 2021/286 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/19334, K. 2024/446, 11 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama