İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/19484 Karar: 2023/10061 Tarih: 2023

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/19484 K.2023/10061

2. Ceza Dairesi 2023/19484 E. , 2023/10061 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/809 D. İş ŞİKAYETÇİ : Kayseri Genel İcra Dairesi ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BO

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/19484 E. , 2023/10061 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/809 D. İş ŞİKAYETÇİ : Kayseri Genel İcra Dairesi ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BO

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/19484 E. , 2023/10061 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/809 D. İş ŞİKAYETÇİ : Kayseri Genel İcra Dairesi ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55639 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, şüphelinin yetkilisi bulunduğu ... Mühendislik ve İnşaat Anonim Şirketinin Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/04/2019 tarihli ve 2016/928 esas, 2019/258 sayılı kararı ile iflasına karar verildiği, anılan kararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 10/06/2021 tarihli ve 2021/913 esas, 2021/2660 karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği, bu süreçte şirketin, Kayseri Genel İcra İflas Müdürlüğünün 2019/46 sayılı iflas dosyası üzerinden iflas erteleme neticesinde iyileştirme projesi kapsamında tasfiye memurlarınca idare edildiği, tasfiye memurları tarafından şirkete ait araç ve malların hazır edilmesi amacı ile şüpheliye muhtıra çıkartılmasına rağmen şüpheli tarafından, şikayet dilekçesinde tüm özellikleri belirtilmiş olan 30 adet aracın teslim edilmediği, araçların şirket merkezinde bulunmadığının tespit edilmesini müteakip, 1 hafta içerisinde araçların aynı yerde hazır edilmesi için çıkartılan muhtıranın tebliği sonrasında, şüphelinin bu kez 3 aracın icra yolu ile satıldığını, 1 aracın kendisi tarafından başka birisine verildiğini, 25 araçla ilgili olarak da bilgisinin bulunmadığını belirttiği, şirket defterlerinin de çalındığını iddia ettiği anlaşılmakla, Benzer bir olay nedeni ile Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 01/03/2021 tarihli ve 2020/27743 esas, 2021/3916 karar sayılı ilâmı ile ; "...Sanıkların yetkilisi olduğu Sun Yapı İnşaat Madencilik Tic. Ltd. Şti.'nin iflasına karar verildikten sonra iflas müdürlüğü tarafından şirkete ait 6 adet aracın iflas masasına tesliminin istendiği, ancak sanıkların araçları iflas masasına teslim etmeyerek şirketin aktiflerinini azaltmak suretiyle hileli iflas suçunu işlediği iddia edilen somut olayda; 2-Sanıkların yetkilisi bulunduğu şirketin defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması açısından, şirket kayıtları, vergi dairesindeki beyannameler ile şirket adına kayıtlı aracın trafik kayıtlarının celbi, aracın satıldığı icra ve iflas dosyaları, sanığa ait şirketin muhasebe kayıt ve defterleri ile gerekli belgelerin temini ile defter ve kayıtlar üzerinde Ticaret, İcra ve İflas Hukuku ile Mali Müşavirlik konularında uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak; sanıkların savunmasında belirttiği hususları da karşılar şekilde TCK.nun 161, 162. maddelerinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,..." şeklinde de belirtildiği üzere, Her ne kadar Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26/01/2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ile şüphelinin eylemi muhafaza görevini kötüye kullanma suçu olarak kabul edilmiş ise de, eylemin hileli iflas suçunu oluşturup oluşturmadığının tespitinin gerekli olduğu, bu kapsamda, Sanığın yetkilisi olduğu şirket defterlerinin temin edilemediği anlaşılmakla, şirket kayıtları, vergi dairesindeki beyannameler ile şirket adına kayıtlı aracın trafik kayıtlarının temin edilmesi, şüphelinin 3 adet aracın icra yolu ile satıldığını belirtmesi karşısında ilgili icra dosyalarının temin edilmesi, şüpheliye ait şirketin muhasebe kayıt ve defterleri ile gerekli belgelerin temini ile defter ve kayıtlar üzerinde alanında uzman bilirkişilerden rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi, sonucuna göre kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın esası hakkında bir değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, şüphelinin yetkilisi bulunduğu ... Mühendislik ve İnşaat Anonim Şirketinin Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 11.03.2019 tarihli ve 2016/928 Esas, 2019/258 Karar sayılı kararı ile iflasına karar verildiği, anılan kararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2021/913 Esas, 2021/2660 Karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği, bu süreçte şirketin, Kayseri Genel İcra İflas Müdürlüğünün 2019/46 sayılı iflas dosyası üzerinden iflas erteleme neticesinde iyileştirme projesi kapsamında tasfiye memurlarınca idare edildiği, tasfiye memurları tarafından şirkete ait araç ve malların hazır edilmesi amacı ile şüpheliye muhtıra çıkartılmasına rağmen şüpheli tarafından, şikâyet dilekçesinde tüm özellikleri belirtilmiş olan 30 adet aracın teslim edilmediği, araçların şirket merkezinde bulunmadığının tespit edilmesini müteakip, 1 hafta içerisinde araçların aynı yerde hazır edilmesi için çıkartılan muhtıranın tebliği sonrasında, şüphelinin bu kez 3 aracın icra yolu ile satıldığını, 1 aracın kendisi tarafından başka birisine verildiğini, 25 araçla ilgili olarak da bilgisinin bulunmadığını belirttiği, şirket defterlerinin de çalındığını iddia ettiği anlaşılmakla, Her ne kadar Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.01.2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile şüphelinin eylemi muhafaza görevini kötüye kullanma suçu olarak kabul edilmiş ise de, eylemin hileli iflas suçunu oluşturup oluşturmadığının tespitinin gerekli olduğu, bu kapsamda, şüphelinin yetkilisi olduğu şirket defterlerinin temin edilemediği anlaşılmakla, şirket kayıtları, vergi dairesindeki beyannameler ile şirket adına kayıtlı aracın trafik kayıtlarının temin edilmesi, şüphelinin 3 adet aracın icra yolu ile satıldığını belirtmesi karşısında ilgili icra dosyalarının temin edilmesi, şüpheliye ait şirketin muhasebe kayıt ve defterleri ile gerekli belgelerin temini ile defter ve kayıtlar üzerinde alanında uzman bilirkişilerden rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, bu doğrultuda soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi, sonucuna göre kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın esası hakkında bir değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Kayseri 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 04.03.2022 tarihli ve 2022/809 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla