İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Ceza Dairesi

YARGITAY · 2. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniİNCELENEN KARARIN

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/19816 K.2026/566

Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde…

Esas2023/19816Karar2026/566Tarih15 Ocak 2026Okuma5 dk · 1.045 kelime

KÜNYE

2. Ceza Dairesi 2023/19816 E., 2026/566 K.

Karar tarihi
15 Ocak 2026
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2021/2033 E. 2022/2483 K
Suçlar
Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli SUÇLARIN
Tarihi
16.03.2019
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddine
Tebliğname görüşü
Ret, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Karar Detayı

1.045 kelime·5 dk okuma

Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.

Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.

Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, cezalandırmaya yeterli delilin mevcut olmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede.

5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2019 tarihli ve 2019/332 Esas, 2019/549 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.09.2019 tarihli ve 2019/4034 Esas, 2019/2081 Karar sayılı kararı ile “...Katılan ...'ın 30.05.2019 tarihli 2 No.lu celsedeki beyanında,

yan binanın çatısından ön balkon aracılığıyla evine girilmek suretiyle, mutfaktaki raf üzerinde bulunan arabanın anahtarı ile bir kaç takı eşyası ve bozuk paraların alındığını, evin önünde park hâlinde duran arabanın alınan anahtarı ile çalıştırılarak çalındığını, evine girip arabasının anahtarı ile arabasını ve diğer eşyalarını çalan kişilerden şikâyetçi olduğunu beyan etmiş bulunması karşısında; sanığın eyleminin TCK'nın 142/2-h maddesini de ihlâl etme niteliğinde bulunduğu, bu durumda sanığa bu maddeden de CMK'nın 226. maddesi gereğince ek savunma verilerek,

sanığın TCK'nın 142/2-d, h maddeleri gereğince cezalandırılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş bulunması, katılan beyanında hırsızlık eylemini gerçekleştiren kişilerin sanığın yanında suça sürüklenen çocuk ... ile ... lakaplı ... olduğunu da tespit ettiklerini ve bunu da daha önce polislere bildirdiklerini beyan ettiğinden, katılanın beyanında geçen ... lakaplı ...'in kim olduğunun araştırılarak, gerçek kimlik bilgilerinin tespiti ile gerektiğinde bu kişi hakkında da dava açılmasının sağlanıp, aralarındaki fiili ve hukuki irtibat sebebiyle, davaların birleştirilmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi,

dava açılması halinde katılan ile ... arasında yüzleştirme yapılması gerektiğinin değerlendirilmemiş bulunması, ... lakaplı ... hakkında müsnet suçtan dava var ise akıbetinin araştırılmamış bulunması, hakkında verilen mahkumiyet kararı kesinleşen ve iddianamede de bahsi geçen ve suça sürüklenen çocuğun sorguda da beyan ettiği ... lakaplı ... isimli kişinin gerçek kimlik bilgilerinin tespiti ile kim olduğunun araştırılarak, gerçek kimlik bilgilerinin tespiti halinde gerektiğinde bu kişi hakkında da dava açılmasının sağlanıp, aralarındaki fiili ve hukuki irtibat sebebiyle, davaların birleştirilmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi,

dava açılması halinde suça sürüklenen çocukla bu kişi arasında yüzleştirme yapılması gerektiğinin değerlendirilmemiş bulunması, ... lakaplı ... hakkında müsnet suçtan dava var ise akıbetinin araştırılmamış bulunması, sanık ...'ın müsnet suçlamayı kabul etmemesi ve görüntülerdeki kişinin kendisi olmadığı yönündeki savunması nazara alınarak, kamera görüntülerine göre, sanığın olay yerinde yer alan şahıslardan olup olmadığı hususunda tereddüte mahal bırakmayacak şekilde uzman bilirkişi raporu alındıktan sonra kanıtların bir bütün halinde değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması,

19.03.2019 tarihli tutanakta, suça konu aracın üzerinde hırsızlık malı 16... sayılı plakanın bulunduğu ve plakanın sahibinin şirket sahibi ... olduğunun belirtilmesi sebebiyle, bu plaka hırsızlığından dolayı dava açılıp açılmadığının araştırılması, açılmış ise, buna ilişkin belgelerin dosyanın içerisine konulmamış bulunması, sanığın savunmasında suça sürüklenen çocuk ... ile aralarında husumet bulunması olduğu nazara alınarak, UYAP kayıtlarında sanıkla suça sürüklenen çocuk hakkında derdest veya sonuçlanmış dava bulunup bulunmadığının araştırılmamış bulunması, var ise buna ilişkin belgelerin dosya içerisine konulmamış bulunması,

hukuka aykırı bulunmakla,...” nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…Bölge Adliye Mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden İlk Derece Mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği,

keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır.

Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur.

Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle.

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.09.2019 tarihli ve 2019/4034 Esas, 2019/2081 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2019/863 Esas, 2021/319 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede.

5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti

Olay Özeti: Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından mahkûmiyet hükmü kurulmuş; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi duruşma açmaksızın dosya üzerinden bozma kararı vermiş, bu bozma üzerine İlk Derece Mahkemesi yeniden hüküm kurmuştur. Uyuşmazlık, İstinaf Dairesinin kanunda sınırlı sayılan hâller dışında verdiği bozma kararının hukukî geçerliliğine ilişkindir.

Hukuki İlke

Hukuki İlke: 5271 sayılı CMK'nın 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller sınırlı (tahdidî) olarak sayılmıştır. Bu bentler dışında bir sebeple dosya üzerinden verilen istinaf bozma kararı ve buna dayalı olarak İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm görevsiz mahkeme kararı niteliğinde olup hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûldür; karar metninde bu ilkeye dayanak olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin 2023/33667 sayılı kararına (Anayasa m. 36 mahkemeye erişim hakkı) atıf yapılmıştır. Bu hâlde İstinaf Dairesince CMK 280/1-(g) uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılarak aykırılığın giderilmesine karar verilmesi gerekir.

Uygulama Sonucu

Uygulama Sonucu: Hükmün CMK 302/2. maddesi gereği bozulmasına; dosyanın CMK 304/2 uyarınca ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu

Dava Strateji Notu: İstinaf dairesinin duruşma açmadan CMK 280/1-(e),(f) dışında bir gerekçeyle (örneğin eksik inceleme, savunma hakkı) bozma yapıp dosyanın ilk derece mahkemesine döndüğü dosyalarda, savunma bu usulî aykırılığı bağımsız bir temyiz nedeni olarak ileri sürebilir; zira bu aşamadaki hükümler görevsiz mahkeme kararı sayılarak bozulmaktadır. Yargılama süresince bu prosedür hatasının kayıt altına alınması lehe sonuç doğurabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/19816
Karar No
2026/566
Tarih
15 Ocak 2026
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/19805 K.2026/1811
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/19788 K.2023/9709
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/19784 K.2026/2266
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/19761 K.2025/21127
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/19749 K.2025/22731
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/19672 K.2023/8566

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.